<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KONAK TERAPİ MERKEZİ</title>
	<atom:link href="http://konak-terapi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://konak-terapi.com</link>
	<description>Psikiyatri Psikoterapi Merkezi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 Oct 2011 21:23:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>CİNSEL SOĞUKLUK</title>
		<link>http://konak-terapi.com/cinsel-sogukluk.merkezi</link>
		<comments>http://konak-terapi.com/cinsel-sogukluk.merkezi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 16:01:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>marieta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://konak.edizer.us/?p=335</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://konak-terapi.com/cinsel-sogukluk.merkezi"><img align="left" hspace="5" width="150" src="http://konak.edizer.us/files/2010/11/cinsel-sogukluk.jpg" class="alignleft wp-post-image tfe" alt="cinsel-sogukluk" title="Cinsel Soğukluk" /></a><p>Cinselliğe karşı ilgi ve istek kaybı gündelik dilde Cinsel Soğukluk olarak adlandırılır. Kişide cinsel isteksizlik  normal bir isteklilik dönemini takiben sonradan ortaya çıkabileceği gibi süreklilik gösteren şekilde hep var olabilir de. Daha çok kadınlarda görülmekle birlikte erkeklerde de çok yaygındır.  Nedenleri:</p> <p>1-Hormonsal</p> <p>2-Tedavi amacıyla kullanılan ilaçlar</p> <p>3-Süreğen hastalıklar</p> <p>4-Normal yaşlanma döngüsü</p> <p>5-Eşle yaşanan sorunlar</p> <span style="color:#777"> . . . &#8594; Devamını Oku: <a href="http://konak-terapi.com/cinsel-sogukluk.merkezi">CİNSEL SOĞUKLUK</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-337" title="Cinsel Soğukluk" src="http://konak-terapi.com/files/2010/11/cinsel-sogukluk.jpg" alt="cinsel-sogukluk" width="100" height="160" />Cinselliğe karşı ilgi ve istek kaybı gündelik dilde Cinsel Soğukluk olarak adlandırılır. Kişide cinsel isteksizlik  normal bir isteklilik dönemini takiben sonradan ortaya çıkabileceği gibi süreklilik gösteren şekilde hep var olabilir de. Daha çok kadınlarda görülmekle birlikte erkeklerde de çok yaygındır.  Nedenleri:</p>
<p>1-Hormonsal</p>
<p>2-Tedavi amacıyla kullanılan ilaçlar</p>
<p>3-Süreğen hastalıklar</p>
<p>4-Normal yaşlanma döngüsü</p>
<p>5-Eşle yaşanan sorunlar</p>
<p>6-Eşcinsellik ve parafili gibi durumlar</p>
<p>7-İflas, borçlanma gibi ekonomik sorunlar</p>
<p>8-İşsizlik</p>
<p>9-Çok ağır işlerde veya uzun saatler çalışma</p>
<p>10-Eş tarafından aldatılma</p>
<p>11-Eşini çekici bulmama</p>
<p>12-Cinsel travma veya istismara uğrama</p>
<p>13-Depresyon vb. psikiyatrik hastalıklar</p>
<p>15-Alkol-madde bağımlılığı</p>
<p>16-Cinsel bilgisizlik</p>
<p>17-Cinsel aşırı baskıcı, yasaklayıcı çevrede yetişme</p>
<p>18-Aşırı pornografi seyretme ve mastürbasyon yapma.</p>
<p>19-Çocukluk çağında uygunsuz cinsel davranışa maruz kalma, porno izleme.</p>
<p>20-Fiziksel düşkünlük</p>
<p>21-Başka bir cinsel işlev bozukluğu olduğu için cinsellikten tamamen uzaklaşma</p>
<p>Tedavide önce neden saptanmaya çalışılır. Nedene yönelik gerekli girişimler yapıldıktan sonra veya eşzamanlı olarak cinsel isteği arttırmaya yönelik cinsel terapi teknikleri uygulanır. Kişinin veya çiftin terapideki işbirliği tedavinin başarılı olmasında çok önemlidir.</p>
<p><strong>Dr. Sultan DOĞAN</strong></p>
<p><strong>Psikiyatrist</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Copyright © 2006 Konak Terapi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konak-terapi.com/cinsel-sogukluk.merkezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SERTLEŞME (EREKSİYON) BOZUKLUĞUNUN PSİKOLOJİK NEDENLERİ</title>
		<link>http://konak-terapi.com/sertlesme-ereksiyon-bozuklugunun-psikolojik-nedenleri.merkezi</link>
		<comments>http://konak-terapi.com/sertlesme-ereksiyon-bozuklugunun-psikolojik-nedenleri.merkezi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 15:58:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>marieta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://konak.edizer.us/?p=332</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://konak-terapi.com/sertlesme-ereksiyon-bozuklugunun-psikolojik-nedenleri.merkezi"><img align="left" hspace="5" width="150" src="http://konak.edizer.us/files/2010/11/sertlesme-ereksiyon-sorunu-150x150.jpg" class="alignleft wp-post-image tfe" alt="sertlesme-ereksiyon-sorunu" title="Ereksiyon Sertleşme Sorunu" /></a><p>Peniste cinsel ilişkiyi başlatmak ve sürdürmek için gerekli sertliğin oluşmaması &#8220;sertleşme bozukluğu&#8221; olarak adlandırılır.&#8221;Ereksiyon güçlüğü&#8221;, &#8220;empotans&#8221;, &#8220;iktidarsızlık&#8221; da aynı anlamda kullanılan deyimlerdir.</p> <p>Organik veya psikolojik nedenlerle ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda ereksiyonun oluşmamasına hem organik hem psikolojik faktörler beraber yol açabilir.</p> <p>Bir kişide mastürbasyon sırasında ve sabahları kendiliğinden ereksiyon oluyorsa ancak eşle beraberken ereksiyon sağlanamıyor <span style="color:#777"> . . . &#8594; Devamını Oku: <a href="http://konak-terapi.com/sertlesme-ereksiyon-bozuklugunun-psikolojik-nedenleri.merkezi">SERTLEŞME (EREKSİYON) BOZUKLUĞUNUN PSİKOLOJİK NEDENLERİ</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-333" title="Ereksiyon Sertleşme Sorunu" src="http://konak-terapi.com/files/2010/11/sertlesme-ereksiyon-sorunu-150x150.jpg" alt="sertlesme-ereksiyon-sorunu" width="150" height="150" />Peniste cinsel ilişkiyi başlatmak ve sürdürmek için gerekli sertliğin oluşmaması &#8220;sertleşme bozukluğu&#8221; olarak adlandırılır.&#8221;Ereksiyon güçlüğü&#8221;, &#8220;empotans&#8221;, &#8220;iktidarsızlık&#8221; da aynı anlamda kullanılan deyimlerdir.</p>
<p>Organik veya psikolojik nedenlerle ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda ereksiyonun oluşmamasına hem organik hem psikolojik faktörler beraber yol açabilir.</p>
<p>Bir kişide mastürbasyon sırasında ve sabahları kendiliğinden ereksiyon oluyorsa ancak eşle beraberken ereksiyon sağlanamıyor ya da sürdürülemiyorsa nedenin öncelikle psikolojik olduğu düşünülür. Ereksiyon bozukluğuna yol açabilecek psikolojik nedenler şöyle sıralanabilir:</p>
<p>1-Başarılı olamama kaygısı (performans anksiyetesi),</p>
<p>2-Eşle cinsellik dışı nedenlerden kaynaklanan sorun ve anlaşmazlıklar,</p>
<p>3-Eksik veya uygun olmayan cinsel teknik kullanma,</p>
<p>4-Yetersiz uyarılma,</p>
<p>5-Eşini tatmin etmeye aşırı odaklanma,</p>
<p>6-Aşırı yorgunluk ve stres,</p>
<p>7-İflas, işsizlik, borçlanma gibi ekonomik sorunlar,</p>
<p>8-Depresyon,</p>
<p>9-Kişinin kendisinde veya yakınlarında sağlık sorunları olması,</p>
<p>10-Eşin veya bir başka yakının ölümü,</p>
<p>11-Boşanma,</p>
<p>12-Çocuklukta cinsel taciz ve tecavüze maruz kalma,</p>
<p>13-Aşırı dindar, tutucu çevrede büyüme,</p>
<p>14-İlk cinsel deneyimin uygunsuz koşullarda yaşanması,</p>
<p>15-Eşcinsellik, cinsel kimlik sorunları,</p>
<p>16-Aşırı porno film izleme,</p>
<p>17- Sadizm, mazoşizm, fetişizm, hayvan sevicilik, ölü sevicilik, çocuk sevicilik, teşhircilik, röntgencilik gibi olağan dışı cinsel ilgilerin olması.</p>
<p>Tedavide en büyük sorun kişinin psikolojik nedeni önemsemeyip sadece sonuca yani ereksiyonun olup olmamasına odaklanmasıdır. Bu da çoğu zaman doktor doktor gezmeye, gereksiz tetkikler yaptırmaya ve yersiz ilaç kullanımına neden olmaktadır. Hâlbuki altta yatan psikolojik nedene göre kısa sürede kendiliğinden veya terapiyle çözüme ulaşmak mümkündür. Örneğin aşırı çalışmaya bağlı yorgunluk sorunu olan bir kişinin dinlenmesi, sorunu ortadan kaldırmak için yeterli olabilir. Öte yandan depresyondaki kişinin öncelikle depresyon tedavisi, eşiyle sorunları olan kişinin evlilik terapisi görmesi gerekir. Başarılı olamama kaygısı veya cinsel kimlik sorunu olan kişilerin cinsel terapiye ihtiyacı vardır.</p>
<p><strong>Dr. Sultan DOĞAN</strong></p>
<p><strong>Psikiyatrist</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Copyright © 2006 Konak Terapi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konak-terapi.com/sertlesme-ereksiyon-bozuklugunun-psikolojik-nedenleri.merkezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ORTA YAŞ ve CİNSELLİK</title>
		<link>http://konak-terapi.com/orta-yas-ve-cinsellik.merkezi</link>
		<comments>http://konak-terapi.com/orta-yas-ve-cinsellik.merkezi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 15:54:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>marieta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://konak.edizer.us/?p=329</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://konak-terapi.com/orta-yas-ve-cinsellik.merkezi"><img align="left" hspace="5" width="150" src="http://konak.edizer.us/files/2010/11/orta-yas-cinsel-egitim-150x150.jpg" class="alignleft wp-post-image tfe" alt="orta-yas-cinsel-egitim" title="Orta Yaşta Cinsellik ve Cinsel Eğitim" /></a><p>Cinselliğin doğumdan ölüme kadar hayatımızın doğal bir parçası olduğu daha diğer yazılarda da vurgulanmıştı. Önceki kuşaklar belli bir yaşa geldikten sonra cinselliğin bittiğine inanmak eğilimindeydi.  Oysa günümüzde yaş ilerledikçe cinselliğin bitmediği yalnızca yaşanma biçiminde değişiklikler olduğu bilinmektedir:</p> <p>1.Yaşlandıkça cinselliğin niteliği bozulmaz. 50 yaşından sonra cinsellik daha kötü değildir, yalnızca farklıdır. Bir erkeğin sertleşmesi 21 <span style="color:#777"> . . . &#8594; Devamını Oku: <a href="http://konak-terapi.com/orta-yas-ve-cinsellik.merkezi">ORTA YAŞ ve CİNSELLİK</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-330" title="Orta Yaşta Cinsellik ve Cinsel Eğitim" src="http://konak-terapi.com/files/2010/11/orta-yas-cinsel-egitim-150x150.jpg" alt="orta-yas-cinsel-egitim" width="150" height="150" />Cinselliğin doğumdan ölüme kadar hayatımızın doğal bir parçası olduğu daha diğer yazılarda da vurgulanmıştı. Önceki kuşaklar belli bir yaşa geldikten sonra cinselliğin bittiğine inanmak eğilimindeydi.  Oysa günümüzde yaş ilerledikçe cinselliğin bitmediği yalnızca yaşanma biçiminde değişiklikler olduğu bilinmektedir:</p>
<p>1.Yaşlandıkça cinselliğin niteliği bozulmaz. 50 yaşından sonra cinsellik daha kötü değildir, yalnızca farklıdır. Bir erkeğin sertleşmesi 21 yaşındaki kadar güçlü olmayabilir ancak boşalma için geçen süre daha uzundur ve kısmi sertleşmeyle eşini uyarabilme becerisi vardır. Sevişme süresi daha da uzayacağından bu sürede henüz cinsel birleşme olmadan eşini orgazma ulaştırma şansı vardır. Orta yaştaki erkekler direk cinsel organ üzerine olan uyarımın yanında bütün vücuda yayılan dokunuş ve temastan daha fazla zevk almaya başlarlar. Seks penis başına odaklı olarak yaşanmaz ve bütün bedeni kapsayan bir deneyime dönüşür. Eşine doyum vermenin de boşalmak kadar heyecan verici olduğu hissedilir.</p>
<p>Kadınlar cinsel ilişkiyi başlatmak konusunda otuzlu yaşlarına gelene kadar pek rahat değildirler. Yaşlandıkça cinsellikle ilgili olarak kendilerine olan özgüvenleri kadar cinsel ilişkiden aldıkları zevk de artar. 50&#8242;li yaşlarda kadın ve erkeğin duygusal olgunluğu ve cinsel özgüvenindeki artışın etkisiyle cinsel yaşam daha zenginleşir. On yıllarca da bu şekilde karşılıklı doyuma dayalı olarak sürebilir.</p>
<p>2.Kadında cinsel organda yeterli ıslaklık veya erkekte hızlı ereksiyon olmaması onların uyarılmadığı anlamına gelmez. Vajinal ıslaklığın yeterli olmaması hormonal değişikliklerle ilişkilidir ve cinsel isteksizliğin bir sonucu değildir. Sorun vajinal jeller, hormon kremleri veya hormon ilaçları ile kolayca giderilebilir.</p>
<p>3.Sertleşmenin eskisi gibi olmayışı bazı erkekler tarafından yanlış yorumlanabilir. 40 yaşından sonra erkeklerin çoğu geçici ereksiyon sorunu yaşarlar. Sağlıklı, fiziksel ve cinsel olarak aktif bir erkek çok ileri yaşlara kadar herhangi bir tıbbi girişim olmaksızın ereksiyon olabilir. Geçici sertleşme zorluğu veya niteliksel olarak 19 yaşındaki gibi olmayan bir ereksiyon karşısında hemen paniğe kapılmamak gerekir.</p>
<p>4.Menopoza giren kadınlarda cinsel istek azalması olmaz. Tam tersi birçok kadın menopozda isteğin arttığını ya da değişmediğini bildirmiştir. Hormonal dengesizliğe bağlı istek ve ilgi azlığı kolayca giderilebilir. Sağlık sorunu, stres, evlilikte yaşanan sorunlar her yaşta olduğu gibi menopozda da cinsel yaşamı etkiler.</p>
<p>5.Orta yaştaki bir erkekte eşine ya da çekici bir başka kadına yalnızca bakmayla ereksiyon oluşmayabilir. Bunun anlamı erkeğin isteksiz olması veya eşini artık çekici bulmaması değil, fizyolojik olarak daha fazla uyarıya ihtiyaç duymasıdır. Özellikle cinsel organın doğrudan uyarılması gerekir. Bu yaştaki erkekler duygu ve isteklerini eşleriyle paylaştıklarında daha tutkulu ve doyumlu bir ilişki yaşarlar.</p>
<p>6.İlk gençlik yıllarında daha çabuk ve daha sert bir ereksiyon olmakla birlikte bu yıllar cinselliğin altın yılları değildir. Daha ileri yaşlarda ereksiyon süresi daha uzundur, daha iyi bir boşalma kontrolü vardır ve erkek eşini nasıl tatmin edeceğini bilmektedir. Bütün bunlar 19 yaşındayken pek de mümkün değildir.</p>
<p>7.Kadınlar otuzlu yaşlardan başlayarak cinsel olarak daha da olgunlaşırlar. Kendi bedenlerini daha iyi tanıdıkları için cinsel uyarıma daha iyi yanıt vermeye başlarlar. Yaşla orgazm kapasitesi ve birden fazla kez orgazm olabilme potansiyeli değişmeden kalır.</p>
<p>8.Pek çok kişi seksin yalnızca genç ve güzel olanlar için olduğunu düşünür. Paralel şekilde orgazmın da gençlikte daha şiddetli olduğu düşünülür. Bunlar doğru değildir. Kadınlar sıklıkla 40 yaşından sonra daha şiddetli orgazma yaşadıklarını söylerler. Erkekler daha genç yaşlarına göre daha zayıf bir boşalma olduğunu ancak orgazmın yalnızca penis başında değil genital bölgede daha geniş bir alanı içerecek şekilde bütün vücutta hissettiklerini söylerler.</p>
<p>9.Sevişirken kalp hastalığı ve kalp krizi geçirme riski yüksek değildir. Cinsel ilişki sırasında kalp hastalığına bağlı ölüm görülmesi 70de 1dir ve bunların çoğu da stresin yüksek olduğu evlilik dışı ilişkilerde olmaktadır. Sevişmenin stresin azaltılmasından depresyonun önlenmesine kadar sağlığa pek çok yararı vardır.</p>
<p>10.Orgazm her cinsel eylemin amacı değildir. Hem kadın hem de erkek için tatminkâr olup orgazmla sonlanmayan sevişme mümkündür. Bazen sadece sarılmak, okşamak, öpmek, koklamak da çiftleri mutlu edip rahatlatır. Bazı çiftler orgazmı amaçlamadan sevişip orgazm olmak istedikleri de bunun daha şiddetli olmasını isteyebilirler.</p>
<p><strong>Dr. Sultan DOĞAN</strong></p>
<p><strong>Psikiyatrist</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Copyright © 2006 Konak Terapi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konak-terapi.com/orta-yas-ve-cinsellik.merkezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OKUL ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARDA CİNSELLİK ve CİNSEL EĞİTİM</title>
		<link>http://konak-terapi.com/okul-cagindaki-cocuklarda-cinsellik-ve-cinsel-egitim.merkezi</link>
		<comments>http://konak-terapi.com/okul-cagindaki-cocuklarda-cinsellik-ve-cinsel-egitim.merkezi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 15:50:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>marieta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://konak.edizer.us/?p=326</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://konak-terapi.com/okul-cagindaki-cocuklarda-cinsellik-ve-cinsel-egitim.merkezi"><img align="left" hspace="5" width="150" src="http://konak.edizer.us/files/2010/11/okul-cagi-cocuklarda-cinsel-egitim-150x150.jpg" class="alignleft wp-post-image tfe" alt="okul-cagi-cocuklarda-cinsel-egitim" title="Okul Çağındaki Çocuklarda Cinsel Eğitim" /></a><p>Okul yaşamı ile birlikte çocukta bağımsızlaşma başlar. Artık hayattaki en önemli bilgi kaynağı ve otorite simgesi anne-baba değildir. Hem arkadaşlar hem de öğretmenler giderek daha önemli hale gelir. Pek çok bilginin yanı sıra cinsel bilgiler de artık bu kaynaklardan gelmeye başlar. Yine de bu bilgilerin doğrulanması ve değer yargılarının oluşturulması açısından anne-babanın sorumlulukları çok <span style="color:#777"> . . . &#8594; Devamını Oku: <a href="http://konak-terapi.com/okul-cagindaki-cocuklarda-cinsellik-ve-cinsel-egitim.merkezi">OKUL ÇAĞINDAKİ ÇOCUKLARDA CİNSELLİK ve CİNSEL EĞİTİM</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-327" title="Okul Çağındaki Çocuklarda Cinsel Eğitim" src="http://konak-terapi.com/files/2010/11/okul-cagi-cocuklarda-cinsel-egitim-150x150.jpg" alt="okul-cagi-cocuklarda-cinsel-egitim" width="150" height="150" />Okul yaşamı ile birlikte çocukta bağımsızlaşma başlar. Artık hayattaki en önemli bilgi kaynağı ve otorite simgesi anne-baba değildir. Hem arkadaşlar hem de öğretmenler giderek daha önemli hale gelir. Pek çok bilginin yanı sıra cinsel bilgiler de artık bu kaynaklardan gelmeye başlar. Yine de bu bilgilerin doğrulanması ve değer yargılarının oluşturulması açısından anne-babanın sorumlulukları çok önemlidir. Bu dönem çocuklarda cinsel gelişim ve bilgilenmede önemli noktalar aşağıdaki şekilde özetlenebilir:</p>
<p><strong>6–9 yaş:</strong></p>
<p>—Bitki ve hayvanlar üzerinde üreme ve büyümeyi anlamaya başlarlar. Onların bakımını üstlenmeye, ihtiyaçlarının farkında olmaya başlarlar.</p>
<p>—Bütün yaratıkların üreme özelliği olduğunu bilirler.</p>
<p>—Anne-baba, büyükanne-büyükbabayı da içerecek şekilde yaşam döngüsü ve her yaşta cinsellik hakkında farkındalıkları vardır.</p>
<p>—Kendi vücutları ve karşı cinsin vücudu için uygun sözcüklerle iletişim kurma becerileri vardır.</p>
<p>—Cinsel kimliğin cinsel yönelimi içerecek şekilde (homoseksüel, heteroseksüel, biseksüel) farkındadırlar.</p>
<p>—Aile üyelerinin rol ve sorumluluklarını bilirler.</p>
<p>—Kendi bedenlerinin sağlık ve güvenliğini sağlamada aktif rol alırlar.</p>
<p>—Arkadaşlık kurmak ve sürdürmek için yollar bulurlar.</p>
<p><strong>9–13 yaş:</strong></p>
<p><strong>Üremeyle ilgili olarak;</strong></p>
<p>—Cinselliğin yaşamın doğal bir parçası olduğunu,</p>
<p>—Cinsel duyguların normal ve meşru olduğunu,</p>
<p>—Cinselliğin bebek yapma yolu olması yanında zevk verici olduğunu,</p>
<p>—Üreme döngüsünün biyolojik bileşenlerini ve korunmasız ilişkiyle gebelik olasılığını,</p>
<p>—Kürtajın ne olduğunu,</p>
<p>—Kadın ve erkek vücutlarının nasıl büyüyüp farklılaştığını bilebilirler.</p>
<p><strong>Doğum kontrolü ile ilgili olarak;</strong></p>
<p>—Kimsenin anne-baba olmaya zorunlu olmadığını,</p>
<p>—Çocuk sahibi olmanın planlanabileceğini, anne-baba olmanın uzun dönemli bir sorumluluk gerektirdiğini ve bütün çocukların sorumluluk duygusu olan ve sevgi dolu ebeveynler hak ettiğini,</p>
<p>—Doğum kontrol yöntemleri var olduğunu anlayabilirler.</p>
<p><strong>Ergenlikte olan vücut değişiklikleri ile ilgili olarak;</strong></p>
<p>—Normal gelişimsel değişikliklerin ne olduğunu, kız ve erkekte ortaya çıkış zamanlarını,</p>
<p>—Bedensel büyümenin genel evrelerini,</p>
<p>—Adet kanaması ve gece boşalmasının varlığını,</p>
<p>—Duygusal dalgalanmalar olmasının ergenliğin doğal bir görünümü olduğunu ayırt edebilirler.</p>
<p><strong>Cinsel davranışlarla ilgili olarak (12–13 yaş);</strong></p>
<p>—Cinsel taciz ve istismarın tanınması ve bundan korunmanın yolları,</p>
<p>—Kadın ve erkek fahişeliğinin olumsuz sonuçları, tehlikeleri hakkında bilgilenme,</p>
<p>—Nasıl iyi arkadaşlık kurulacağı ve öfkelenmeden bir ilişkinin nasıl bitirileceği,</p>
<p>—Flört etme,</p>
<p>—İlişkilerde zarar görebilme ve istismar edilme olasılığını bilme,</p>
<p>—Genç bir erkek ve kadında uygun rollerin ne olduğunu; biyolojik seks ve sosyal olarak belirlenmiş cinsiyet rolleri arasındaki farklılığı,</p>
<p>—Cinsel yolla bulaşan hastalıkların nasıl bulaştığı, nasıl önlenebileceği ve nasıl tedavi edildiği,</p>
<p>—Değişik aile yapıları hakkında, aile üyeleri arasındaki ilişkilerle ilgili ve ailenin toplum içindeki konumu ile ilgili bilgilenmeye gereksinimleri vardır.</p>
<p>Bunlara ek bu yaştaki çocuklarda sosyalleşme giderek daha önemli hale gelir. Akranlarının onlar hakkında ne düşündüklerini çok önemserler. Anne-babadan bağımsızlaşarak yeni roller, tarzlar, etkinlikler denerler. Farklı görünmekten hoşlanırlar. Ergenlik çağıyla ilgili vücut değişiklikler nedeniyle kendilik algısında ikilemler yaşarlar. &#8220;Ben kimim?&#8221; &#8220;Normal miyim?&#8221; Türünden sorularla zihinleri meşguldür. Güven pekiştirmeye duyulan ihtiyaç, doğal merak duygusu ve hormonal değişikliklerin etkisiyle hemcinsleriyle fiziksel temasa geçebilirler. Güven pekiştirmeye yönelik bu tür fiziksel temas gelişimin normal bir evresidir ve homoseksüel davranış anlamına gelmez.</p>
<p><strong>13 yaş ve üzeri:</strong></p>
<p>—Ergenliğin evreleri 18 yaşına kadar sürer. Bu süreçte ergenlerin fiziksel ve duygusal gelişmelerinin normal olup olmadığı hakkında onaylanma ve bilgilenme ihtiyaçları sürer.</p>
<p>—Duygudurum dalgalanmaları, vücutları hakkında ikilemler, sivilceler ve akranlarının baskısıyla baş etmeye çalışırlar. Cinsel duyguların normal olduğu ve bu konuda karşılaştıkları sorunları çözmek için de yardım alma ihtiyacındadırlar.</p>
<p>—Ebeveyn ve otorite konumundaki diğer erişkinlerden bağımsız olma ihtiyacı belirgindir.</p>
<p>—Kavramsallaştırma yeteneği arttıkça ergen için ilişkilerin cinsel boyutu yanında duygusal boyutu da önemli hale gelir</p>
<p>—Ergenlerin medya veya başka yollarla maruz kaldığı cinsel davranışlar hakkında spesifik bilgilenmeye ihtiyaçları vardır. Fahişelik, tecavüz, cinsel yolla bulaşan hastalıklar(HIV/AIDS), kürtaj, doğum kontrolü, gebelik, eşcinsellik, vs. öğrenme ihtiyacında oldukları önemli konulardır.</p>
<p><strong>Dr. Sultan DOĞAN</strong></p>
<p><strong>Psikiyatrist</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Copyright © 2006 Konak Terapi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konak-terapi.com/okul-cagindaki-cocuklarda-cinsellik-ve-cinsel-egitim.merkezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLARDA CİNSELLİK ve CİNSEL EĞİTİM</title>
		<link>http://konak-terapi.com/okul-oncesi-cocuklarda-cinsellik-ve-cinsel-egitim.merkezi</link>
		<comments>http://konak-terapi.com/okul-oncesi-cocuklarda-cinsellik-ve-cinsel-egitim.merkezi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 15:46:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>marieta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://konak.edizer.us/?p=323</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://konak-terapi.com/okul-oncesi-cocuklarda-cinsellik-ve-cinsel-egitim.merkezi"><img align="left" hspace="5" width="150" src="http://konak.edizer.us/files/2010/11/okul-oncesi-cocuklarda-cinsel-egitim-150x150.jpg" class="alignleft wp-post-image tfe" alt="okul-oncesi-cocuklarda-cinsel-egitim" title="Okul Öncesi Çocuklarda Cinsel Eğitim" /></a><p>İnsan doğduğu günden ölümüne kadar cinselliği olan bir varlıktır. Dolayısıyla cinsellik hakkında bilgilenmenin veya cinsel eğitimin yaşam boyunca sürmesi gerekir. Ancak cinsellikle ilgili bilmek istediklerimiz veya bilmemiz gerekenler her yaşta aynı değildir. Örneğin; 70 yaşındaki bir erkek, aktif cinsel yaşamının daha ne kadar süreceğini merak ederken menopoz öncesi bir kadın, menopozun vücudunda ve cinsel <span style="color:#777"> . . . &#8594; Devamını Oku: <a href="http://konak-terapi.com/okul-oncesi-cocuklarda-cinsellik-ve-cinsel-egitim.merkezi">OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLARDA CİNSELLİK ve CİNSEL EĞİTİM</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-324" title="Okul Öncesi Çocuklarda Cinsel Eğitim" src="http://konak-terapi.com/files/2010/11/okul-oncesi-cocuklarda-cinsel-egitim-150x150.jpg" alt="okul-oncesi-cocuklarda-cinsel-egitim" width="150" height="150" />İnsan doğduğu günden ölümüne kadar cinselliği olan bir varlıktır. Dolayısıyla cinsellik hakkında bilgilenmenin veya cinsel eğitimin yaşam boyunca sürmesi gerekir. Ancak cinsellikle ilgili bilmek istediklerimiz veya bilmemiz gerekenler her yaşta aynı değildir. Örneğin; 70 yaşındaki bir erkek, aktif cinsel yaşamının daha ne kadar süreceğini merak ederken menopoz öncesi bir kadın, menopozun vücudunda ve cinsel yaşantısında ne gibi değişikliklere neden olacağını bilmek ister. Benzer biçimde 12 yaşındaki bir erkek ya da kız çocuğun merakı ise ergenlik ile onun getirdiği bedensel ve duygusal değişikliklere odaklanmıştır.</p>
<p>Bu yaşam dönemlerinin en önemlisi ise 0–6 yaş dönemidir. Çünkü bu yaslarda bir erişkin gibi bağımsız ve aktif olarak, merak edilen cinsel konuların çeşitli kaynaklardan araştırılıp öğrenilmesi söz konusu değildir ve edinilen bilgiler erişkin yaşa gelindiğinde cinsel tutum ve davranışların sağlıklı olması açısından belirleyicidir. Henüz okul ve öğretmenler çocuğun hayatına girmediğinden asıl eğitici konumunda olan anne-babalara büyük görev ve sorumluluk düşmektedir. Bu sorumluluğu yerine getirirken dört evrede inceleyebileceğimiz, 0–6 yaş dönemi cinsel gelişim ve davranışları hakkında aşağıda özetlenen temel bilgilere ihtiyaç vardır.</p>
<p><strong>0–18 ay:</strong></p>
<p>—Bebek kucağa alınma ve okşanmayla bedensel teması ve bundan haz almayı öğrenmeye başlar.</p>
<p>—Cinsel kimlik ve cinsel rol gelişimi başlar yani bebekler, kız veya oğlan olduklarını anlamaya ve buna uygun davranmaya başlarlar.</p>
<p>—Kendiliğinden erkek bebeğin penisinde sertleşme ve kız bebeğin vajinasında ıslaklık olur.</p>
<p>—Bir yaş civarında bebeklerin çoğu cinsel organlarını keşfeder ve dokunmaktan hoşlanır.</p>
<p><strong>18 ay–3 yaş:</strong></p>
<p>—Tuvalet eğitimi ile birlikte çocuk cinsel bölgenin daha fazla farkına varır.</p>
<p>—Kendi cinsiyetinden emindir ancak bunun kalıcı olup olmadığını bilmez.</p>
<p>—Diğer çocuklara kız veya oğlan oluşlarına yani cinsel kimliğine göre farklı davranmaya ve onların davranışını kabul etmeye başlar.</p>
<p>—Cinsel organlar ve bedensel fonksiyonlar için kelimeler öğrenir. Bu dönemde çocuğa cinsel organların doğru terimlerle tanıtılması gerekir. İdeal olanı tıbbi terimlerin (vajina ve penis) öğretilmesidir. Anne-baba ve bakıcıların cinsel organlara lakaplar takması, mastürbasyona karşı olumsuz tavır takınması doğru değildir.</p>
<p>—Bedensel temas, öpülüp sevilmeye duyulan ihtiyaç devam eder.</p>
<p><strong>3–4 yaş:</strong></p>
<p>—Bebeklerin nereden ve nasıl geldiklerine dair sorular sormaya başlar. Üreme bu yaştaki çocukların anlaması için çok karmaşık bir süreçtir. Bu nedenle bebeklerin nasıl olduğuna dair bilgiler defalarca tekrarlanmalıdır.</p>
<p>—Akranları ve oyuncaklar aracılığı ile cinselliği anlamaya çalışır.&#8221;Doktorculuk&#8221; ve &#8220;Evcilik&#8221; oynayarak kadın ve erkek vücutları arasındaki farklılıkları öğrenmek için çabalar.</p>
<p>—Başkalarının tuvalette ne yaptığını merak eder. Yetişkinlerin argo konuşmalarını taklit eder.</p>
<p>—Hangi davranışların sosyal olarak kabul edilebilir olduğunu anlamaya başlar. Toplum içinde ve özel mekânlarda nasıl davranılması gerektiğini kavrar.</p>
<p>—Özellikle erkek çocuklarda cinsel bölge duyumu artmıştır ve çoğunlukla da üzgün olduklarında cinsel organlarını tutarlar.</p>
<p><strong>5–6 yaş:</strong></p>
<p>—Bebeklerin nasıl oluştuklarından ziyade nasıl doğduklarıyla ilgilidirler. Arkadaşlarından cinsellikle ilgili doğru olmayan bilgiler edinebilirler. Böyle bir durumda anne-babanın çocukları ile cinselliği açıkça tartışıp konuşması ve doğru bilgiler vermesi uygundur.</p>
<p>—Giyinirken veya banyoda yanlarında kimsenin bulunmasını istemezler.</p>
<p>—Cinsiyetler arası farklılıklara karşı daha duyarlı olmaya başlarlar. Kendi cinsiyetinden çocuklarla arkadaş olma eğilimi gösterirler ve kadın/erkek rollerine olan ilgileri giderek artar.</p>
<p>—Cinsel oyunlara ve mastürbasyona devam eder.</p>
<p>—Açık-saçık, müstehcen kelimeler kullanmaya başlar.</p>
<p>—Daha az olmakla birlikte bedensel temasa ihtiyaç duyar.</p>
<p>—Vücuduna sahip çıkmayı ve kendisine uygunsuz biçimde dokunulduğunda &#8220;hayır&#8221; demeyi bilir.</p>
<p><strong>Çocukla cinsellik hakkında konuşurken dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:</strong></p>
<p>1.Çocuğunuz soru sorduğunda cevap verin.&#8221;Büyüdüğünde sana söylerim&#8221; veya &#8220;sen nereden duyuyorsun böyle şeyleri &#8221; diyerek onu engellemeyin. Çocuğunuz bir daha sormayabilir ve güvenilir olmayan kaynaklardan yanlış şeyler öğrenebilir. Çocuğunuza soru sorması nedeniyle memnun olduğunuzu belli edin ve &#8220;Bu soruyu bana sorduğun için teşekkür ederim.&#8221;diyerek onu ödüllendirin.</p>
<p>2.Döllenme ve doğum hakkında konuşurken şüpheli, belirsiz veya gerçek olmayan ifadeler kullanmayın. Çocuğunuz insanlar hakkında öğrenmek isterken hayvanları örnek olarak vermeyin. Bu kafa karıştırıcı, baştan savmacı bir tutumdur.</p>
<p>3.Çocuğunuz soru soracak kadar büyükse, doğru yanıtları ve doğru sözcükleri öğrenecek kadar da büyüktür. Çocuğun ne sorduğunu anladığınızdan emin olduktan sonra doğrudan sorulan soruya yanıt verin. Çok fazla bilgi veriyor olmaktan korkmayın. Hazır olmadığı bilgileri eleyip unutacaktır. Çok uzun, karmaşık cevap bir daha soru sorma konusunda hevesini kıracaktır. Bundan kaçının. Çocuğunuza hazır olduğunu düşündüğünüz seviyenin biraz üzerinden bilgiler verin. Böylece hem tahmin ettiğinizin üzerinde anlama olasılığını göz önünde tutmuş hem de gelecekteki soruları için yol açmış olursunuz. Fakat konuştuğunuzun bir çocuk olduğunu da unutmayın ve aşırı kitabi bilgiler vermekten kaçının. Örneğin çocuk, kızlar ve oğlanlar arasındaki farkları sorduğunda bir kitap açarak ayrıntılı cinsel anatomi bilgileri vermeyin. Çocuk gözle görülür farkları bilmek ister. Bu durumda sadece kızların vajinası, oğlanların penisi olduğunu ve erişkin yaşa geldiklerinde kızlarının memelerinin büyüdüğünü, erkeklerin sakallarının çıktığını söyleyebilirsiniz.</p>
<p>4.Soruyu sorulduğu zaman yanıtlayın. Eğer çocuğunuz soru sorduğunda cevap veremeyeceğiniz bir konumda iseniz, örneğin kalabalık bir markette iseniz &#8221;Bunu evde konuşalım.&#8221; ya da &#8221;Bunu daha sonra konuşalım.&#8221; diyerek cevap vermeyi kısa bir süre için erteleyebilirsiniz.</p>
<p>5.Bilgilendirirken yaşına uygun resim ve kitaplar kullanınız.</p>
<p>6.Çocuğunuz soru sormasa bile öğrenmesi için fırsatlar yaratın. Örneğin televizyon programlarından ya da hamile bir arkadaşınızdan yola çıkarak bebeklerin nasıl olduğunu ve nasıl doğduğunu anlatabilirsiniz. Anlatırken doğru terimleri kullanınız. Çocuğunuzun soru sormaya devam edebilmesi için doğru sözcüklere ihtiyacı vardır.</p>
<p>7.Benzetmeler kullanırken dikkatli olun. Çocuklarda soyut düşünme henüz gelişmediğinden &#8220;Anne karnında bir tohumun büyümesi&#8221; kavramını gözlerinde annenin içinde bir ağaç büyüdüğü şeklinde canlandırabilirler.</p>
<p>8.Bazen çocuğunuzun sorduğu soruyu bilemeyebilirsiniz. Bu durumda en doğru tutum &#8220;Bunun cevabını bilmiyorum. En kısa zamanda öğrenip seni bilgilendireceğim.&#8221;demektir. Pek çok alanda olduğu gibi cinsellik konusunda da bilgilerimizi güncelleştirmeye, gözden geçirmeye ve bilgi edinme karşısındaki engelleri gidermeye ihtiyaç vardır.</p>
<p><strong>Dr. Sultan DOĞAN</strong></p>
<p><strong>Psikiyatrist</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Copyright © 2006 Konak Terapi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konak-terapi.com/okul-oncesi-cocuklarda-cinsellik-ve-cinsel-egitim.merkezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İLAÇLARIN KADIN CİNSELLİĞİNE OLUMSUZ ETKİLERİ</title>
		<link>http://konak-terapi.com/ilaclarin-kadin-cinselligine-olumsuz-etkileri.merkezi</link>
		<comments>http://konak-terapi.com/ilaclarin-kadin-cinselligine-olumsuz-etkileri.merkezi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 14:24:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>marieta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://konak.edizer.us/?p=319</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://konak-terapi.com/ilaclarin-kadin-cinselligine-olumsuz-etkileri.merkezi"><img align="left" hspace="5" width="150" src="http://konak.edizer.us/files/2010/11/ilaclarin-cinsellige-etkisi-150x150.jpg" class="alignleft wp-post-image tfe" alt="ilaclarin-cinsellige-etkisi" title="İlaçların Cinselliğe Etkisi" /></a><p>Doktor önerisiyle veya kişinin kendi isteği ile kullandığı ilaçların cinsel işlevler üzerine dolaylı veya doğrudan pek çok olumsuz yan etkisi vardır. Bu yazıda özellikle kadın cinselliği ile ilaçlar arasındaki etkileşimi gözden geçireceğiz.</p> <p>İlaçların kadın cinselliğinin değişik aşamalarına olumsuz etkisi olabilir. Örneğin kullanılan bir ilaç isteği azaltabilir veya vajinal ıslanmayı veya orgazmı engelleyebilir. Enfeksiyonların tedavisinde <span style="color:#777"> . . . &#8594; Devamını Oku: <a href="http://konak-terapi.com/ilaclarin-kadin-cinselligine-olumsuz-etkileri.merkezi">İLAÇLARIN KADIN CİNSELLİĞİNE OLUMSUZ ETKİLERİ</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-320" title="İlaçların Cinselliğe Etkisi" src="http://konak-terapi.com/files/2010/11/ilaclarin-cinsellige-etkisi-150x150.jpg" alt="ilaclarin-cinsellige-etkisi" width="150" height="150" />Doktor önerisiyle veya kişinin kendi isteği ile kullandığı ilaçların cinsel işlevler üzerine dolaylı veya doğrudan pek çok olumsuz yan etkisi vardır. Bu yazıda özellikle kadın cinselliği ile ilaçlar arasındaki etkileşimi gözden geçireceğiz.</p>
<p>İlaçların kadın cinselliğinin değişik aşamalarına olumsuz etkisi olabilir. Örneğin kullanılan bir ilaç isteği azaltabilir veya vajinal ıslanmayı veya orgazmı engelleyebilir. Enfeksiyonların tedavisinde kullanılan antibiyotikler vajinada mantar enfeksiyonuna neden olup cinsel ilişki sırasında ağrıya yol açabilir. Soğuk algınlığı ve alerji için kullanılan antihistaminikler ağız ve vajina kuruluğu yaparak öpüşme ve sevişmeden zevk alınmasını azaltabilirler. Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar ve kortizon içeren ilaçlar kilo aldırarak kişinin özgüvenini azaltabilir. Bu nedenle kadın ilişkiden kaçınabilir. Bazı ilaçlar da yorgunluk, halsizlik, sersemlik yaparak kişinin cinsel enerjisini ve konsantrasyonunu azaltabilir.</p>
<p>Cinselliği etkileyebilecek yüzlerce ilaç vardır ve bunların herkeste yan etkisi aynı değildir. Arkadaşınızda yan etki yapmayan bir ilaç sizde yapabilir. Sürekli kullanmak zorunda olduğunuz bir ilaç cinsel yaşamınızı olumsuz yönde etkilerse ilacınızı bırakmayın. Öncelikle durumu doktorunuzla konuşun. Doktorunuz ilaç dozunu veya alış zamanını değiştirebilir ya da başka bir ilaca geçebilir. Bazen da yeni bir ilaç eklenerek yan etkilerle mücadele edilebilir.</p>
<p><strong>Cinsel yan etkileri olduğu bilinen belli başlı ilaç gruplarını şöyle sıralayabiliriz</strong>.</p>
<p><strong>Yüksek Tansiyon İlaçları</strong>: Yüksek tansiyonun kendisi cinsel isteği ve uyarılmayı azaltabildiği gibi tedavide kullanılan hemen bütün ilaçların da böyle yan etkileri vardır. İdrar söktürücü (diüretik) ilaçlar cinsel isteği azaltmanın yanı sıra orgazmı da engelleyebilirler. Kalp yavaşlatıcı ( beta bloker)  ilaçlar serotonin hormonunu arttırarak cinsel güdüyü baskılayabilir. Dahası orgazma ulaşmayı da geciktirebilirler. Bazı kadınlarda bu ilaçlar halsizlik, yorgunluk, güçsüzlük ve depresyona yol açarak da cinsel hayatı olumsuz etkileyebilirler.</p>
<p><strong>Depresyon İlaçları</strong>: Depresyonun sık görülen belirtilerinden biri de cinsel isteksizliktir ve çoğu zaman depresyon tedavi edilince ortadan kalkar. Ancak bazan hiçbir Cinsel Soğuklukrunu olmayan ve depresyon ilacı alan kadınlarda cinsel isteksizlik, uyarılma zorluğu, orgazma zor ulaşma gibi ciddi cinsel yan etkiler ortaya çıkabilir veya daha önceden varolan Cinsel Soğuklukrun çok şiddetlenebilir. Bu yan etkiler bazan tedavi süreci içinde kendiliğinden azalarak kaybolabilir. Bazan da ilacı veya ilaç dozunu değiştirmekle sorun çözülür.</p>
<p><strong>Doğum Kontrol Hapları:</strong> Pekçok kadın doğum kontrol haplarına başladıktan sonra cinsel isteklerinin arttığını söyler. Bunun nedeni gebe kalma korkusunun ortadan kalkması olabilir. Bazı kadınlar ise uzun süre doğum kontrol hapı kullanmayı takiben cinsel istekte azalma tanımlarlar. Özellikle serbest testosteron hormon düzeyini azaltan doğum kontrol hapları daha yüksek oranda cinsel isteksizliğe yol açar. Bu durumde serbest testosteronu fazla etkilemeyen bir doğum kontrol ilacına geçmek uygun olacaktır.</p>
<p>Ayrıca meme kanseri tedavisinde kullanılan Tamoksifen, mide ülseri tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ve epilepsi hastalarına verilen bazı ilaçlar cinsel isteği azaltabilir veya orgazmı zorlaştırabilir.</p>
<p><strong>Dr. Sultan DOĞAN</strong></p>
<p><strong>Psikiyatrist</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Copyright © 2006 Konak Terapi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konak-terapi.com/ilaclarin-kadin-cinselligine-olumsuz-etkileri.merkezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DAHA ÇOK EGZERSİZ DAHA İYİ BİR CİNSEL YAŞAM</title>
		<link>http://konak-terapi.com/daha-cok-egzersiz-daha-iyi-bir-cinsel-yasam.merkezi</link>
		<comments>http://konak-terapi.com/daha-cok-egzersiz-daha-iyi-bir-cinsel-yasam.merkezi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 12:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>marieta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://konak.edizer.us/?p=314</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://konak-terapi.com/daha-cok-egzersiz-daha-iyi-bir-cinsel-yasam.merkezi"><img align="left" hspace="5" width="150" src="http://konak.edizer.us/files/2010/11/cinsel-yasam-egzersiz-150x150.jpg" class="alignleft wp-post-image tfe" alt="cinsel-yasam-egzersiz" title="Daha Çok Egzersiz Daha İyi Bir Cinsel Yaşam" /></a><p>EGZERSİZ YAPMANIN CİNSELLİĞE FAYDALARI</p> <p>Egzersiz yapmanın beden ve ruh sağlığı üzerine olumlu etkileri olduğu herkesçe bilinir. Düzenli egzersiz yapmak kalp hastalıklarını, yüksek tansiyonu, felçleri, şeker hastalığını ve kemik erimesini önlemede yardımcı olur. Ayrıca kalın barsak, rahim ve meme kanserini önlemede de payı vardır. Egzersizin yararları arasında depresyonun şiddetini, stres ve gerginliği azaltmak, normal kiloda <span style="color:#777"> . . . &#8594; Devamını Oku: <a href="http://konak-terapi.com/daha-cok-egzersiz-daha-iyi-bir-cinsel-yasam.merkezi">DAHA ÇOK EGZERSİZ DAHA İYİ BİR CİNSEL YAŞAM</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>EGZERSİZ YAPMANIN CİNSELLİĞE FAYDALARI</p>
<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-315" title="Daha Çok Egzersiz Daha İyi Bir Cinsel Yaşam" src="http://konak-terapi.com/files/2010/11/cinsel-yasam-egzersiz-150x150.jpg" alt="cinsel-yasam-egzersiz" width="150" height="150" />Egzersiz yapmanın beden ve ruh sağlığı üzerine olumlu etkileri olduğu herkesçe bilinir. Düzenli egzersiz yapmak kalp hastalıklarını, yüksek tansiyonu, felçleri, şeker hastalığını ve kemik erimesini önlemede yardımcı olur. Ayrıca kalın barsak, rahim ve meme kanserini önlemede de payı vardır. Egzersizin yararları arasında depresyonun şiddetini, stres ve gerginliği azaltmak, normal kiloda kalmaya yardımcı olmak da sayılabilir. Dahası kas kuvvetini arttırır ve beden algısını düzeltir. Dolayısıyla kişinin özgüveni de yükselir. Kan yağlarını ve kötü kolesterolü (LDL) düşürürken iyi kolesterolü (HDL) yükselterek damar sertliğini önler.</p>
<p>Egzersizin cinsel sağlık üzerine olumlu etkilerine dair her gün yeni bilgiler öğrenmekteyiz. Egzersiz cinselliğe iki önemli yolla katkıda bulunur: Birincisi, egzersiz sırasında beyinden salgılanan ve insanın kendisini daha mutlu, keyifli hissetmesini sağlayan <strong>endorfinler</strong> sayesinde gevşeme, cinsel ilgi ve istekte artış olmasıdır. İkincisi, egzersizin bütün vücut boyunca cinsel organları da içerecek şekilde kanlanmayı arttırarak <strong>“doğal Viagra”</strong>etkisi yapmasıdır. Cinsel organlardaki kanlanma artışı duyumsamayı, uyarılmayı ve orgazm şiddetini arttırır.</p>
<p>Egzersiz yalnızca sağlıklı bireylerde cinsel yaşamın kalitesini artırmakla kalmayıp, çeşitli nedenlerle Cinsel Soğuklukrun yaşayan kişilerde sorunun çözümünde de yardımcıdır. Kadınlarda rahim ve yumurtalık ameliyatlarını takiben isteksizlik, cinsek organlarda yetersiz ıslanma, orgazm güçlüğü gibi cinsel işlev bozuklukları sıklıkla görülür. Haftada 3–5 gün enaz yarım saat süreyle yapılan düzenli egzersizden sonra bu tür sorunların çoğu ortadan kalkar. Sertleşme zorluğu olan erkekler üzerinde yapılan araştırmalardaki sonuçlar da benzer şekilde olumludur. Fiziksel aktivitesi olan erkeklerde cinsel istek daha fazladır ve sertleşme sorunu daha az görülür.</p>
<p>Düzenli olarak yapılan yüzme, bisiklete binme, tempolu yürüyüş, koşma ve kayak gibi sporlar kalbin pompalama gücünü arttırır. Dokulara kan taşıyan damarların genişliği ve sayısı artar. Böylece dokuların kanlanması ve beslenmesi artarken zararlı atıklar da vücuttan daha çabuk uzaklaştırılır. Kalp daha az çabayla daha çok iş görür.</p>
<p>Sonuç olarak ruhsal ve bedensel sağlımızı korumak için olduğu kadar daha kaliteli bir cinsel yaşam için de düzenli egzersiz vazgeçilmez görünmektedir.  Bu nedenle Cinsel Soğuklukrunu olan bireylere ve çiftlere yukarıda sayılan yararlarından dolayı cinsel tedavilerin yanında düzenli egzersiz yapmalarını da öneriyoruz.</p>
<p><strong>Dr. Sultan DOĞAN</strong></p>
<p><strong>Psikiyatrist</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Copyright © 2006 Konak Terapi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konak-terapi.com/daha-cok-egzersiz-daha-iyi-bir-cinsel-yasam.merkezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CİNSEL BAĞIMLILIK</title>
		<link>http://konak-terapi.com/cinsel-bagimlilik.merkezi</link>
		<comments>http://konak-terapi.com/cinsel-bagimlilik.merkezi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 10:03:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>marieta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://konak.edizer.us/?p=310</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://konak-terapi.com/cinsel-bagimlilik.merkezi"><img align="left" hspace="5" width="150" src="http://konak.edizer.us/files/2010/11/cinsel-bagimlilik.gif" class="alignleft wp-post-image tfe" alt="cinsel-bagimlilik" title="Cinsel Bağımlılık" /></a><p>Seks bağımlılığı,  “kompulsif cinsel davranış”, “hiperseksüalite”, “atipik cinsel davranış” gibi terimlerle de ifade edilen “cinsel bağımlılık” ilk bakışta zararsız gibi görünen cinsel eylemlerin takıntılı biçimde yinelenmesi şeklinde ortaya çıkar.</p> <p>Cinsel Bağımlılık Tipleri</p> <p>Kompulsif Mastürbasyon: Düzenli bir ilişki sırasında bile hemen her gün mastürbasyon yapılmasıdır. Bazen aşırı mastürbasyon cinsel organda şişlik ve zedelenme yaparak fiziksel <span style="color:#777"> . . . &#8594; Devamını Oku: <a href="http://konak-terapi.com/cinsel-bagimlilik.merkezi">CİNSEL BAĞIMLILIK</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-311" title="Cinsel Bağımlılık" src="http://konak-terapi.com/files/2010/11/cinsel-bagimlilik.gif" alt="cinsel-bagimlilik" width="72" height="72" />Seks bağımlılığı,  “kompulsif cinsel davranış”, “hiperseksüalite”, “atipik cinsel davranış” gibi terimlerle de ifade edilen “cinsel bağımlılık” ilk bakışta zararsız gibi görünen cinsel eylemlerin takıntılı biçimde yinelenmesi şeklinde ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Cinsel Bağımlılık Tipleri</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">K</span><span style="text-decoration: underline;">ompulsif Mastürbasyon</span>: Düzenli bir ilişki sırasında bile hemen her gün mastürbasyon yapılmasıdır. Bazen aşırı mastürbasyon cinsel organda şişlik ve zedelenme yaparak fiziksel zarar da verebilir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Pornografi bağımlılığı</span>: Video, internet, porno dergiler gibi erotik materyallere sürekli ve yineleyici bağımlılık vardır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Telefon Seksi Bağımlılığı</span>: Cinsel doyuma ulaşmak için telefonda erotik içerikli görüşmeler yapılır. Önemli miktarda zaman ve ekonomik kayıp söz konusu olabilir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Sanal Seks (Siberseks): </span>Günümüzde pek çok cinsel eyleme internet sayesinde hemen ulaşmak mümkün olduğundan internetteki cinsellikle ilgili sitelere talep fazladır. Bağımlılarda cinsellikle ilgili sitelerde cinsel eş bulmak ya da cinsellikle ilgili konuşmak için aşırı zaman geçirme vardır. Bazı bilim adamları internetin cinsel bağımlılığı kolaylaştırdığını ve bu nedenle önümüzdeki yıllarda bağımlı oranının hızla artacağını bildirmektedir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Rasgele Cinsel İlişki  Bağımlılığı:</span> Normalde arzu edilmeyecek yerlerde ve kişilerle cinsel ilişkiye girme söz konusudur. Genellikle para karşılığında ve korunmasız cinsel ilişki kurulur. Büyük maddi kayıplar, cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma, aile ve evlilik ilişkisinde bozulma ile sonuçlanabilir.</p>
<p>Cinsel bağımlılık her yaş, eğitim grubu ve cinsiyetten insanda görülebilir. Ev hanımından devlet memuruna her kesimden insanı etkileyebilir. Cinsel takıntılar ve girişimler yüzünden kişiler şiddete maruz kalabilir, cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanabilir, istenmeyen hamilelikler olabilir, intihar ve hatta cinayet görülebilir. Zina ve cinsel suç olasılığı, aile ilişkilerini zedeler. Cinsel konulara harcanan zaman ve para, bağımlının işini kaybetmesine ve maddi zarar yol açar. Kişinin aile, iş ve sosyal hayatı bozulur.</p>
<p>Cinsel istismara uğramak, ergenliğin erken döneminde cinsel davranışa maruz kalmak, erken yaşta porno izlemek, erken yaşta cinsel deneyim, normal cinsel ve duygusal yakınlaşmanın olmaması gibi faktörler kişiyi cinsel bağımlılığa yatkın hale getirir.</p>
<p>Cinsel bağımlılığı olan kişilerde alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, depresyon, anksiyete bozuklukları ve dürtü kontrol bozuklukları da sık görülür. Ayrıca “parafili” olarak bilinen cinsel sapmalar da cinsel bağımlılarda çok yaygındır.</p>
<p>Cinsel bağımlılıktan kurtulmanın ilk aşaması kişinin böyle bir sorunu olduğunu kabul etmesidir. İkinci aşamada yapılacak şey güvenilen bir arkadaş, aile bireyi, eş yada sevgiliye sorununu açmaktır. Böyle bir yakının kredi kartını denetlemesiyle porno sitelere girmek için kullanılan kredi kartlarının kullanımı bırakılabilir. Evde ve işyerinde kullanılan bilgisayarlara cinsellikle ilgili sitelere girmeyi engelleyen filtre taktırmak da diğer bir çözüm olabilir. Hobiler edinmek de kişiyi takıntılı cinsel eylemlerden uzaklaştırabilmede faydalıdır. Bütün bunlara rağmen sorun devam ederse bir psikiyatriste başvurmak en doğrusudur.</p>
<p><strong>Dr. Sultan DOĞAN</strong></p>
<p><strong>Psikiyatrist</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Copyright © 2006 Konak Terapi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konak-terapi.com/cinsel-bagimlilik.merkezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SÜNNET: HANGİ YAŞTA, NEREDE ve KİM TARAFINDAN YAPILMALI</title>
		<link>http://konak-terapi.com/sunnet-hangi-yasta-nerede-ve-kim-tarafindan-yapilmali.merkezi</link>
		<comments>http://konak-terapi.com/sunnet-hangi-yasta-nerede-ve-kim-tarafindan-yapilmali.merkezi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 09:59:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>marieta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://konak.edizer.us/?p=306</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://konak-terapi.com/sunnet-hangi-yasta-nerede-ve-kim-tarafindan-yapilmali.merkezi"><img align="left" hspace="5" width="150" src="http://konak.edizer.us/files/2010/11/sunnet-150x150.jpg" class="alignleft wp-post-image tfe" alt="sunnet" title="Sünnet" /></a><p>Erkeklik organının (penis) ucundaki derinin çepeçevre kesilmesi işlemi sünnet olarak adlandırılır. Ülkemizde en sık uygulanan ameliyattır. Bütün erkek çocuklar bu ameliyattan geçmekte ve kız çocuklar da buna tanık olmaktadır.</p> <p>Önemli ruhsal ve tıbbi sonuçları olan bu gelenek, Yahudi ve Müslüman toplumlarda inanç gereği uygulanmaktadır. Bununla birlikte, sünnet geleneği sadece Yahudi ve Müslümanlara özgü değildir. <span style="color:#777"> . . . &#8594; Devamını Oku: <a href="http://konak-terapi.com/sunnet-hangi-yasta-nerede-ve-kim-tarafindan-yapilmali.merkezi">SÜNNET: HANGİ YAŞTA, NEREDE ve KİM TARAFINDAN YAPILMALI</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-307" title="Sünnet" src="http://konak-terapi.com/files/2010/11/sunnet-150x150.jpg" alt="sunnet" width="150" height="150" />Erkeklik organının (penis) ucundaki derinin çepeçevre kesilmesi işlemi sünnet olarak adlandırılır. Ülkemizde en sık uygulanan ameliyattır. Bütün erkek çocuklar bu ameliyattan geçmekte ve kız çocuklar da buna tanık olmaktadır.</p>
<p>Önemli ruhsal ve tıbbi sonuçları olan bu gelenek, Yahudi ve Müslüman toplumlarda inanç gereği uygulanmaktadır. Bununla birlikte, sünnet geleneği sadece Yahudi ve Müslümanlara özgü değildir. En az 15 bin yıllık bir tarihi olduğu ve İslamiyet öncesi Araplar ve bazı ilkel toplumlarda da uygulandığı bilinmektedir.</p>
<p>Amerika Birleşik Devletlerinde 1930–1985 yıllarında doğumdan hemen sonra rutin olarak uygulanmıştır. Daha sonra yararları yanında bazı zararlı sonuçlarının da (kanama, enfeksiyon, hatalı cerrahi) olması nedeniyle rutin uygulamadan çıkarılmıştır.1989’dan sonra ise ancak ailelerin yazılı onayı ile uygulanmaya başlanmıştır.</p>
<p>Her yıl özellikle yaz aylarında, küçük erkek çocukları olan ailelerde sünnet heyecanıyla birlikte korku, kaygı ve soru işaretleri oluşmaktadır. Sünnetle ilgili tıbbi, sosyal, ruhsal özellikleri şöyle özetleyebiliriz:</p>
<p>1.İnanç ve geleneklerin etkisiyle çocukta sünnetin zorunlu olduğu duygusu oluşmaktadır. Çocuk bir yandan canının yanmasından ve cinsel organına bir şey yapılmasından ürkerken öte yandan sünnet olmamanın eksiklik olduğu duygusuna kapılır. Böylece sünnet hem istenilen hem korkulan bir işlem niteliği kazanır.</p>
<p>2.Düzenlenen sünnet töreni, hediyeler ve şenlikler, cinsel organına bir şeyler yapılacak, bir parçası kesilecek korkusu yaşayan çocuktaki bu korkuyu azaltmaktadır.</p>
<p>3.Aldatılarak, zorla tutularak ve ne olacağı anlatılmadan sünnet edilen çocuklarda psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir.</p>
<p>4.Çocuk yaramazlık yaptığında sünnetle tehdit etmek yanlıştır. “Keseriz ha” şeklindeki şaka ve korkutmalar çocukta özgüvenin oluşmasını engelleyebilir. Aşırı kaygı ve paniğe yol açabilir.</p>
<p>5.Ülkemizde sünnet en çok 3–7 yaşları arasında ve genel anestezisiz yani bilinci açık durumda yapılmaktadır. Bu yaş dilimi sünnet açısından en kötü dönemdir. Çocuğun iğdişlik korkularının yoğundur ve çocukta ciddi ruhsal travma oluşabilir.</p>
<p>6.Sünnetin doğumdan hemen sonra ve hastanede yapılması en idealidir. Bu olmadığında en uygun yaş çocuğun hem ameliyatı hem de toplumsal değerleri daha iyi anlayabileceği 7–10 yaşları arasındadır. İşlem genel anestezi altında ve uzman doktor (çocuk cerrahı, ürolog veya genel cerrah) tarafından yapılmalıdır.</p>
<p>Yukarıda da söylendiği gibi işlem ve gerekçeleri ona anlayabileceği şekilde anlatılarak çocuk mutlaka ameliyata hazırlanmalıdır.</p>
<p><strong>Dr. Sultan DOĞAN</strong></p>
<p><strong>Psikiyatrist</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Copyright © 2006 Konak Terapi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konak-terapi.com/sunnet-hangi-yasta-nerede-ve-kim-tarafindan-yapilmali.merkezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MENOPOZ</title>
		<link>http://konak-terapi.com/menopoz.merkezi</link>
		<comments>http://konak-terapi.com/menopoz.merkezi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2010 09:55:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>marieta</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://konak.edizer.us/?p=303</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://konak-terapi.com/menopoz.merkezi"><img align="left" hspace="5" width="150" src="http://konak.edizer.us/files/2010/11/menopoz-143x150.jpg" class="alignleft wp-post-image tfe" alt="menopoz" title="Menopoz Menapoz" /></a><p>Menopoz en yalın tanımıyla kadınlarda gebe kalma ve doğurma yeteneğinin sona erdiği yaş dönümüdür. Menopoza girmek ise kadınlar için aybaşı halinin ve yumurtlamanın tamamen sona erdiği dönemin başlamasıdır. Kadınların çoğu 45–55 yaşları arasında menopoza girerken,  %10 oranında 40 yaşından önce oluşan erken menopoz görülür.</p> <p>Menopozun en sık görülen fiziksel belirtileri şöyle sıralanabilir:</p> <p>1.Sıcak basmaları</p> <span style="color:#777"> . . . &#8594; Devamını Oku: <a href="http://konak-terapi.com/menopoz.merkezi">MENOPOZ</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-304" title="Menopoz Menapoz" src="http://konak-terapi.com/files/2010/11/menopoz-143x150.jpg" alt="menopoz" width="143" height="150" />Menopoz en yalın tanımıyla kadınlarda gebe kalma ve doğurma yeteneğinin sona erdiği yaş dönümüdür.<strong> Menopoza girmek</strong> ise kadınlar için aybaşı halinin ve yumurtlamanın tamamen sona erdiği dönemin başlamasıdır. Kadınların çoğu 45–55 yaşları arasında menopoza girerken,  %10 oranında 40 yaşından önce oluşan erken menopoz görülür.</p>
<p>Menopozun en sık görülen fiziksel belirtileri şöyle sıralanabilir:</p>
<p>1.Sıcak basmaları</p>
<p>2.Vajinada(kadın cinsel organı)  kuruluk ve vajina duvarında incelme</p>
<p>3.Cinsel ilişki sırasında ağrı ve kanama</p>
<p>4.Uykusuzluk</p>
<p>5.Mizaç değişiklikleri</p>
<p>6.Cinsel istekte değişiklik (bazı kadınlarda cinsel istek azalırken bazılarında artabilir)</p>
<p>7.İdrar kaçırma</p>
<p>8.Baş ağrısı</p>
<p>9.Kilo artışı</p>
<p>10.Kemik erimesi</p>
<p>11.Kalp damar hastalıklarında ve kan yağlarında artış.</p>
<p><strong>Menopozun Cinsellik Üzerine Etkileri:</strong></p>
<p>Yumurtlamanın ve gebe kalma yeteneğinin bitmesi cinselliğin bittiği anlamına gelmez. Cinsellikten alınan haz ve orgazm olabilme yeteneği menopoz sonrasında da güçlü bir biçimde varlığını sürdürmektedir. Yapılan araştırmalar,  cinsel isteğin çoğu zaman azalmadığını, hatta bazı kadınlarda gebe kalma korkusunun ortadan kalkması nedeniyle arttığını göstermektedir.</p>
<p>Karşılıklı güven, sevgi ve anlayışa sahip çiftlerde menopozun olumsuz etkisi daha az olmaktadır. Menopoz sırasında evlilik-iletişim sorunu olan çiftlerin bu sorunları çözüldükçe cinsel istekleri de artmaktadır.</p>
<p>Depresyon, anksiyete gibi psikiyatrik sorunu olan kişilerde de cinsel istek olumsuz yönde etkilenmektedir. Psikiyatrik tedaviyle sorun düzeldikçe cinsel istek de artmaktadır.</p>
<p>Hormonal değişikliklerden ötürü vajinada yeterince ıslaklık oluşmaması cinsel ilişki sırasında ağrı ve kanamaya yol açabilir. Bu sorun vajinal jeller ve kremlerle kolayca giderilebilir.</p>
<p>Kilo artışı, kemik erimesi ve diğer yaşlılık belirtileri bazen kadında özgüven eksikliğine neden olabilir. Artık cinsel olarak çekici olmadığını düşünen kadın ilişkiden kaçınabilir. Uygun diyet ve egzersizlerle, gerektiğinde doktor kontrolünde hormon tedavileri verilerek menopozun getirdiği bu olumsuz fiziksel değişiklikler hafifletilebilir. Böylece ruhsal, bedensel ve cinsel açıdan doyumlu ve sağlıklı bir yaşam sürdürülebilir.</p>
<p><strong>Dr. Sultan DOĞAN</strong></p>
<p><strong>Psikiyatrist</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Copyright © 2006 Konak Terapi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konak-terapi.com/menopoz.merkezi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

